Mısır Seyahatim

0
349

Mısır Seyahatim (Kahire-Luxor-Hurghada)

Mısır seyahatim için saat 23.15’de Sabiha Gökçen’den kalkan Pegasus uçağı, gece 01:00 gibi Hurghada Havalimanı’na iniş yaptı.

Önceden vizemi almış olduğum için direk pasaport kontrolüne geçtim. Diğer yabancılar vizelerini havalimanından almak için sıraya girdiler. (aslında iyi bir şey, bizim gibi önceden vize almakla uğraşmıyorlar) Vize alınan yerin yanında banka vezneleri bulunuyor, sanırım orada para bozdurabiliyorsunuz. Ben paramı daha sonra yine havalimanında bulunan ATM ‘lerde bozdurdum. Pasaport kontrolüne gittiğimde bir form verdiler, tekrar geri dönüp onu doldurdum ve tekrar sıraya girdim 😊 Girişte ve çıkışta aynı formdan doldurmamız bekleniyor. Kısaca pasaportta yazan bilgileri giriyoruz. Pasaport kontrolünü geçtikten sonra aşağı inince ATM’leri görebilirsiniz. Burada dolar veya euro’yu mısır poundu olarak bozdurabiliyorsunuz. Çok az bir komisyon alıyordu. 50 doları burada bozdurdum. Yaklaşık 880 mısır poundu verdi. Daha sonra eğer isterseniz Vodafone’dan data paketi satın alabilirsiniz. Ben Turkcell’i kullanmayı düşündüğüm için almadım.

Daha önce Gobus sitesinden Hurghada-Kahire yolculuğu için 172 EGP’ye (36 TL) otobüs bileti almıştım.(saat 03.00’e)  Havalimanından direk Gobus istasyonunun bulunduğu yere gittim. Taksi bunun için 10 dolar istedi. Daha uyguna da ayarlanabilirdi. Otobüse yetişme telaşım olduğu için mecbur kabul ettim.

Otobüs durağında, aynı uçakta olduğumuz bir İspanyol arkadaşla tanıştım. Adı Jose. Oda Barcelona’dan İstanbul aktarmalı olacak şekilde Hurghada’ya geldi. Aynı otobüste kahire’ye gittik. Jose ile tanışmam benim için çok iyi oldu. Çünkü yaklaşık 2-3 hafta sonra Barcelona’ya gidiyorum. Biraz muhabbet ettik. Decathlonun çantasından bahsettik. Aynı İstanbul’da olduğu gibi Barcelona’da da herkeste bu çantadan varmış 😀
Ve otobüs yolculuğumuz başlıyor. Koltuğun rahatlığı idare eder diyebiliriz. Size bir kutu veriyorlar. Kutu içerisinde 1 büyük 1 küçük krosan, meyve suyu ve su bulunuyor. Yolculuk yaklaşık 5-6 saat sürdü. Otobüsün içerisi biraz soğuktu. Soğuğu sevmeme rağmen ara ara üşüdüğüm oldu. Dikkatimi çeken bir konu, şehirler arası yolculukta çok fazla polis kontrol noktası vardı. Giderken hiç durdurulmadık. Fakat Luxor’dan Hurghada’ya giderken en az 8 kez kimlik kontrolü yapıldı, buna daha sonra değiniyor olacağım.

1. Gün

Gobus ile 5 saat yolcuğun sonunda Kahire – Tahrir Meydanına geldik. Bir kendimize gelmek için açık kahve dükkanı bulmaya çalıştık ama zor oldu. Çoğu yer kapalıydı. En sonunda açık bir yer bulduk ve kahvelerimizi içtik. Mısır’da neredeyse her yerde Türk Kahvesi bulunuyor. Kahveyi sade yada sütsüz isteyince gerçekten şaşırıyorlar. İlk işim daha önce olumlu yorumlarını okuduğum ve ayarlamış olduğum Dahab Hostel’e gidip eşyalarımı bırakmak oldu. Jose, airbnb’den daire kiraladığını söyledi. Dairesi’de tam piramitlerin olduğu bölgedeymiş. Airbnb düşünülebilir.



Booking.com

 

Daha sonra Uber çağırıp ben piramitlere Jose ise dairesine gitti. UBER UBER UBER. Kahire’de kesinlikle kullanmanız gereken bir uygulama. En az 9-10 defa kullanmışımdır. Bir sürüşte maksimum verdiğim para 28 EGP. Yani yaklaşık 6-7 TL. Bu linkten ilgili yazıma ulaşıp sizde kayıt olabilirsiniz. Bir miktar ücretsiz yolculuk kazanabilirsiniz. Bende ufak bir şeyler kazanmış olurum tabi.

Benim zamanım kısıtlı olduğu için biran önce gezmem lazımdı 😀 Güne piramitleri gezerek başladım. O ortamda bulunmak gerçekten harika. Bu arada her şeyde kesinlikle pazarlık yapmanız lazım. Satıcılar her şeye maksimum fiyatla başlıyor ve gerisi size kalmış, ne kadar indirebilirsiniz o kadar ucuza alırsınız. Deve veya at sürüşü de buna dahil.

Etrafı gezdikten sonra birde kısa bir deve sürüşü yapmak istedim. Gerçekten güzel bir deneyimdi. Daha sonra papirus dükkanına girdim. Aynı kural burada da geçerli. Kesinlikle pazarlık yapmalısınız. İlk olarak size papirus’un nasıl hazırlandığına dair ücretsiz bir gösteri yapıyorlar. Daha sonrası size kalmış. İster bir şeyler alabilirsiniz, yada almayabilirsiniz. Bazı dükkanlar, ücretsiz gösteriden sonra bir şeyler almanız için size baskı uyguluyormuş. Dikkat edilmeli.

Biraz yorulduktan sonra tekrar hostele geçtim. Bir duş aldım ve yerel tatları denemek için Tripadvisor’ı açtım. İşte bir tavsiyem daha. Tripadvisor’ı kesinlikle yüklemelisiniz. Gezilecek yerler, restoranlar hakkında bilgiye ve yorumlara ulaşabilirsiniz.

Yolda gezerken insanlara bir kaç şey sordum. Hepsi gerçekten güler yüzle iyi niyetle yardımcı oldular. Şaşırmıştım aaaa ne kadar iyiler dedim. Fakat yardım ettikten sonra bahşiş istediler.  5-10 pound bir şeyler atsana ya tarzında laflar 😀 Yardım karşılığında para bekledi çoğu kişi 😀 Hiç bir şey vermedim, öğrenciyim dedim.
Zööba adlı restorana gittim. Burada Koshari ve Taami’yi denedim. Taami güzeldi fakat koshari bir süre sora sıkmaya başladı. Hepsini bitiremedim. İkisi de denenebilir.

Taami

Kahire’nin akşamı tam bir kaos. Trafiği, İstanbul’dan beter. Trafik kuralı desen zaten yok. Herkes bir yerlerden girmeye çalışıyor. Korna sesleri, gürültü… Gençlerde anlamsız bir şekilde her yerde fotoğraf çekinme alışkanlığı var. Bir dükkanın önünde çekiniyorlar 5-10 metre sonra tekrar çekiniyorlar. Bu sürekli devam ediyor. Bu ortamın yoruculuğu da eklenince, hostel’e dönüp, tekrar bir duş alıp yattım.

2. GÜN

Evet Kahire’de 2. Gündeyiz. Sabahtan Mısır Müzesini gezmek istedim. Kalabalık olmaz diye düşündüm fakat saat 09.00’da gitmeme rağmen çok kalabalıktı. Eğer öğrenciyseniz ve ISIC kartınız varsa giriş 60 EGP. Yoksa normal ücret 120 EGP. Eğer öğrenciyseniz gitmeden muhakkak ISIC kartı çıkartmalısınız. Müzelerde, piramitlerde çok işinize yarayacaktır. İlgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Piramitlerin içeresinde neredeyse hiç bir şey yok. Her şeyi müzeye koymuşlar. Müzenin tamamını anlayarak, dinleyerek gezmek isterseniz 2-3 gün bile yetmeyebilir. Gerçekten çok büyük ve bir sürü eser var. Müzenin girişinde rehberler size eşlik etmek için teklifte bulunacaktır. Tekliflerini dinleyip pazarlık yapabilirsiniz. Ya da bileti aldığınız yerde kulaklık alıp onunla dinleyebilirsiniz. Bir diğer yöntem ise, içeride hali hazırda bir çok rehber başkalarına bir şeyler anlatıyor olacak. Gizlice onların arkasına takılabilirsiniz 🙂

Mısır Müze’sini gezdikten sonra, biraz şehrin sokaklarında dolaştım. Han el-Halili pazarının olduğu bölgeye geldim. Biraz pazarı dolaştım ve tripadvisor’da güzel yorumları olan Naguib Mahrouz Coffee Shop’a gittim. Erken saatler olduğu için içerisi boştu. İlk müşteri bendim 🙂 Daha sonra 3-4 kişi daha geldi. Sandviç yedim, çay-nargile ve Türk kahvesi içtim. Fiyatı tam hatırlamıyorum ama Türkiye’ye göre oldukça uygun bir hesap gelmişti. Çalışanları ilgili ve güler yüzlü. Mısır’da zaten inanılmaz bir şekilde nargile kültürü hakim. Her yerde nargile bulmanız mümkün. Dükkan sahipleri boş zamanlarında, dükkanlarının önünde nargile içiyor. 15-20 dakikalık otobüs molalarında herkes nargileye hücum ediyor.

Bu bölgede biraz daha dolaşmaya devam ettim. Etrafı gezmenizi tavsiye ederim

 

Akşam üstü Jose ve Kahire’de tanıştığımız Marina ve arkadaşıyla buluştuk. Bizi yerel bir cafe’ye götürdüler. Tavla oynadık, nargile içtik, sohbet ettik, güzeldi 🙂  Yine Gobus sitesi üzerinden Luxor’a gitmek için otobüs bileti almıştım. Bunun da fiyatı yaklaşık 195 EGP, yani 40-42 lira civarıydı. Marina, UBER uygulamasında indirimi olduğunu söyledi ve bana araç çağırdı. Hesabı ödemek için kalktığımızda, Marina buna izin vermedi ve hesabı kendisi ödedi. Ne kadar zorlasam da, mekan sahibi tanıdığı olduğu için hesabı ödettirmedi. Çok ince bir davranıştı. Arkadaşlarla vedalaştık ve ben otobüs durağına gittim. Bir yolculuk daha başlıyordu.

3.GÜN – LUXOR

Otobüs yolculuğu sonunda Luxor’a vardım. Aslında burada kalmak için yine hostel ayarlamıştım. Fakat çok yorulduğum için iyi bir duş ve güzel bir yatağa ihtiyacım vardı. Bu yüzden onu iptal edip bir otel ayarladım. Steigenberger’da 1 gece kaldım. Nil nehrinin kenarında güzel bir otel. Tavsiye ederim. Luxor’da dikkat etmeniz gereken konu satıcılar. Gerçekten peşinizi rahat bırakmıyorlar. Pazarlık konusu burada da geçerli, her şeyde pazarlık yapmalısınız.



Booking.com

 

Yürüyerek otelin bulunduğu yere ve eşyalarımı bırakıp, Luxor Tapınağına geçtim. ISIC kartının avantajını burada da kullandım. Yarı yarıya fark ediyor.

 

Luxor bölgesinde görülmesi gereken bir çok yer daha var. Örneğin Karnak Tapınağı, Krallar Vadisi gibi. Fakat ne yazık ki o bölgelere gidemedim.

Öğle yemeği için yine Tripadvisor’dan bir yer buldum. Adı Sofra’ydı. Gitmek için google maps’i açtım ve beni ara sokaklara soktu. Biraz ürkütücüydü. Ara sokaklara girdikçe ortamın kötüleştiğini fark ediyorsunuz. Fakat ne olabilir ki diye düşündüm. 2 genç yanıma yaklaştı ve muhabbet etmeye başladı. O an konuşsam mı yoksa uzaklaşsam mı diye düşündüm ve konuşmaya karar verdim. 2-3 soru-cevap’dan sonra. Bir şeyler isteyip istemediğimi sordu. Ne gibi diyince, koko-marihuana tarzı şeyler söylemeye başladı. Kullanmadığımı söyleyip teşekkür ettim. Eminmisin, çok kaliteli kafan acaip yükselir tarzı şeyler söyledi. Tekrar teşekkür edip ilerlemeye devam ettim, bir sıkıntı olmadı. Sadece inatla telefonunu vermek istedi, bir şey lazım olursa ararsın dedi. Mecburen aldım numarasını.  Bu yüzden google maps’i kullanırken lütfen dikkatli olun. Mümkün olduğunca ara sokaklara girmemeye çalışın.

 

Bu restoran gerçekten çok güzeldi. Teras katı oldukça serin, çalışanları güler yüzlü ve ilgili. Bir öğle yemeğinizi burada yiyebilirsiniz. Ben güvercin dolmasını denedim ve oldukça başarılı buldum,  çok lezzetliydi.

Tekrar merkeze doğru yürüdüğümde, daha önce aldığım teklifin benzerini at arabası kullanan genç bir çocuk yaptı. Ona da kullanmadığımı belirttim 😀 Bu sefer farklı bir teklifle geldi, kadınlardan mı yoksa erkeklerden mi hoşlandığımı sordu. Ona göre bir şeyler ayarlaya bilirmiş :)) Teşekkür edip oradan da uzaklaştım. Luxor’da bu tarz şeyleri duyabilirsiniz, dikkatli olun. Geri kalan zamanı etrafı gezerek harcadım. Yine Gobus üzerinden Hurghada için bilet aldım. Fiyatı 90 EGP’di, yani yaklaşık 20 TL civarı.

4.GÜN – HURGHADA

Yazımın başında belirttiğim gibi bu yolculukta en az 8-9 kez kimlik kontrolüne takıldık. İlk kontrolde polis pasaportu görünce tamamdır dedi ve hiç bakmadı. Otobüsten bir kaç kişiyi aşağı indirdi. Sanırım GBT kontrolü tarzı bir şey yaptılar. Sorun olmadan tekrar bindiler. Fakat aynı kişileri diğer kontrollerin hepsinde aşağı indirip kontrol ettiler. Diğer kontrollerde benim pasaportuma da baktılar. Her sayfasına, almış olduğum tüm vizeleri tek tek kontrol ettiler. Neyse ki bir sıkıntı olmadı 🙂

Yol boyunca aşağıda görebileceğiniz gibi eli silahlı kişiler bulunmakta. Büyük ihtimal polis ya da askerdi fakat üniformaları yoktu.

Otobüste bir kaç kişiyi ciddi sorguya aldılar. Hurghada’dan Kahire’ye, veya Kahire’den Luxor’a giderken bu kadar kontrol yoktu. Hurghada’ya giderken neden bu kadar sıkı kontrol oldu anlamadım. Mutlaka bir nedeni vardır.

Hurghada’ya geldiğimde, direk olarak Marina’ya gittim ve işte cennet burası dedim. Diğer şehirlerde olan karmaşadan sonra gerçekten burası cennet gibi gelmişti.

Mısır’ın yerel birası, Stella

 

Hurghada’da genellikle su sporları ve safari turları düzenlenmektedir. Çok kısa bir zamanım olduğu için bunları değerlendiremedim. Zamanınız varsa muhakkak tüplü dalış ve safari yapmanızı tercih ederim. Bir daha ki gelişimde muhakkak deniyor olacağım.

Dönüş vaktim geldiğinde havalimanına biraz erken gitmek istedim. İlk başta girişte biraz sıkıntı yapsalar da sonra aldılar. Havalimanına çok erken gitmemekte fayda var. Havalimanından merkeze gidiş yada tam tersi için araç ihtiyacınız varsa size bir telefon numarası verebilirim. Kullandığımda ne kadar istersen o kadar verebilirsin demişti, bende 50EGP verdim, memnundu. Bu arada UBER maalesef Luxor’da ve Hurghada’da kullanılmıyor. Onun yerine Careem’i önerdiler, fakat hiç deneme fırsatım olmadı. Buralara gitmeden bu uygulamayı da yüklemekte fayda var.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.